İçeriğe geç

4 insan tipi nedir ?

4 insan tipi nedir? İzmir sıcağında pişerken insanları çözme rehberi

İzmir’de yaz aylarında iki şey kaçınılmaz: biri deniz kenarında “eser mi acaba?” diye rüzgâr aramak, diğeri de insanları çözmeye çalışmak. Çünkü sıcak artınca herkesin gerçek karakteri biraz daha belirginleşiyor gibi bir durum var. Belki psikoloji böyle bir şey demiyor ama ben kendi gözlemlerime güveniyorum; zaten 25 yıldır bu şehirde yaşayıp da biraz fazla düşünmemek mümkün değil.

Bugün mevzu ciddi gibi görünen ama aslında hayatın tam ortasında duran bir konu: 4 insan tipi nedir? Ve en güzeli, bunu teorik bir ders gibi değil, sokakta, kafede, dolmuşta, arkadaş ortamında karşımıza çıkan halleriyle konuşacağız. Çünkü insan dediğin şey Excel tablosu değil; bazen çayına fazla şeker atıyor, bazen mesajı görüp 3 gün sonra cevap veriyor.

1. Planlayan insan tipi: “Her şey kontrol altında… teoride”

Bu tip insanla bir gün plan yaparsın, sana Google Calendar’ın duygulu versiyonunu sunar.

“17:00’de buluşalım, 17:12’de kahve alırız, 17:45’te yürüyüşe geçeriz.”

İç sesim: Bu kadar netlik beni korkuttu ama güven de verdi… galiba.

Ama gerçek hayatta işler şöyle gelişir:

— “Neredesin?”

— “Yoldayım, 2 dakika.”

(2 dakika = İzmir trafiğinde 17 dakika + 3 içsel kriz)

Planlayan insan tipi, aslında kaosla savaşan bir şövalye gibidir. Ama hayat o kadar dalga geçer ki, en iyi plan bile “abi dolmuş geç geldi” cümlesine yenilir.

Bir de bu tiplerin ajandası vardır. Ajanda dediysem öyle boş değil; renk kodlu, stickerlı, hayat düzenleyici bir eser. Ama genelde o ajandayı açmaya vakit bulamazlar çünkü ajandaya bakmak için bile plan yapmak gerekir.

2. Akışta yaşayan insan tipi: “Abi olur yaa” felsefesi

Bu insan tipi için hayat bir nehir değil, bildiğin Ege Denizi. Nereye sürüklerse oraya.

— “Yarın ne yapıyorsun?”

— “Abi bakarız ya, sabah uyanınca hissederiz.”

Bu cümleyi duyduğum an içimde iki kişi kavga ediyor: biri “ne güzel özgürlük” diyor, diğeri “ben bu belirsizliğe nasıl güveneceğim?” diye panikliyor.

Akışta yaşayan insan tipiyle plan yapmak istersen, plan aslında sadece bir öneridir. Kesinlik yoktur. Hatta çoğu zaman planın kendisi bile plan değildir, sadece “belki”dir.

Ama kabul edelim, bu tipler hayatın tadını bilen taraf. Çünkü biz diğerleri 3 gün önceden stres yaparken onlar “bakalım ne olacak ya” diyerek spontane şekilde en iyi anları yakalıyor.

Bir keresinde böyle bir arkadaşla buluşacaktık:

— “Saat kaçta?”

— “Abi öğlen gibi.”

— “Öğlen kaç?”

— “Güneşin moraline bağlı.”

O gün anladım ki bazı insanlar zamanla değil, hislerle yaşıyor.

3. Panikçi insan tipi: Küçük olayda büyük film

Bu tip insanı anlatmak için abartıya gerek yok çünkü zaten kendisi abartının ta kendisi.

Telefon çalar: “Kesin kötü haber.”

Mesaj gelir: “Neden nokta koydu acaba?”

Kargodan SMS gelir: “Bu paket neden 2 saat gecikti, kesin kayboldu.”

İç ses: Hayatımda bir şeyler ters gidiyor ama hangisi bilmiyorum.

Panikçi insan tipiyle bir grup planı yapmak ayrı bir deneyimdir. Daha evden çıkmadan:

— “Ya yetişemezsek?”

— “Ya dolmuş gelmezse?”

— “Ya orası kapalıysa?”

Diğer insanlar kahve içmeye gider, panikçi insan tipi mental olarak 12 senaryoyu yaşayıp geri döner.

Ama ilginç olan şu: Bu insanlar genelde her şeyi önceden düşündükleri için kriz anında en hızlı çözücü olurlar. Yani içlerinde sürekli çalışan bir “felaket senaryosu laboratuvarı” vardır.

Bir arkadaşım var, markete gidiyoruz:

— “Reyon değişmiş olabilir dikkat et.”

Ben: “Abi bu sadece süt almak…”

O: “Süt bile sürpriz olabilir.”

Haklı mı? Bazen evet. Bu da sinir bozucu tarafı.

4. Filozof / Analist insan tipi: “Bu olay aslında ne anlatıyor?”

Bu tip insanla konuşurken bazen sadece çay içtiğini sanırsın ama aslında hayatın anlamı tartışılıyordur.

— “Kahve neden acı?”

— “Aslında hayat da öyle…”

İç sesim: Ben sadece latte istemiştim.

Analist insan tipi her olayı katman katman inceler. Bir mesajın noktasından bile psikolojik çıkarım yapabilir.

— “Bana ‘tamam’ yazdı.”

— “Kısa yazmış, kesin bir şey oldu.”

Bu tipler genelde gece 02:00’de en aktif hâle gelir. Çünkü o saatlerde insan beyni “neden varız?” ve “neden o mesaj görüldü ama cevap gelmedi?” gibi soruları eşit ciddiyetle düşünür.

Ama şunu da söylemek lazım: Bu insanlar sayesinde hayat biraz daha derinleşiyor. Yoksa hepimiz sadece “bugün ne yesek” seviyesinde kalırdık.

4 insan tipi nedir? Aslında neden hepimiz biraz karışığız

Şimdi dürüst olalım: Kimse tek bir tipe ait değil. Ben mesela sabah planlayan, öğlen akışta yaşayan, akşam panikleyen, gece ise felsefeye bağlayan bir karışımım.

İzmir’de yaşamanın da etkisi var sanırım. Çünkü burada hayat biraz böyle:

Sabah: “Bugün çok verimli olacağım.”

Öğlen: “Sıcak var, sonra bakarız.”

Akşam: “Neden hiçbir şey yapmadım?”

Gece: “Hayatın anlamı nedir?”

İnsan dediğin şey sabit bir karakter değil, durumlara göre şekil değiştiren bir organizma.

Bir gün kafede oturuyorum, garson geliyor:

— “Ne alırsınız?”

Ben: “Bir kahve…”

İç ses: Bu karar hayatımı nasıl etkiler?

Garsonun yüzü: “Abi kahve bu sadece.”

Ama işte biz bazen her şeyi fazla büyütüyoruz. Çünkü beyin boş kalınca garip yerlere gidiyor.

Gündelik hayatta 4 insan tipi sahneleri

Dolmuşta

Planlayan: “Şuradan bineceğiz, 3 durak sonra ineceğiz.”

Akışta: “Abi dolmuş nereye giderse…”

Panikçi: “Ya yanlış dolmuşsa?”

Analist: “Dolmuşlar aslında toplumun mikro modeli.”

Kafede

Planlayan: “Ben filtre kahve.”

Akışta: “Ne varsa.”

Panikçi: “Kafein çarpar mı?”

Analist: “Kahve varoluşsal bir metafor.”

Arkadaş grubu mesajlaşması

Planlayan: “Saat 19:00 kesin.”

Akışta: “bakalım”

Panikçi: “ya kimse gelmezse?”

Analist: “Bu grup neden var?”

İç seslerle kısa bir gerçeklik testi

Bazen kendi içimde dört kişi aynı anda konuşuyor gibi hissediyorum:

Planlayan: “Düzen kur.”

Akışta: “Boş ver.”

Panikçi: “Bir şeyler kötü gidiyor.”

Analist: “Bunu çözümleyelim.”

Ben: “Arkadaşlar sessiz olun, sadece markete gidiyorum.”

Ama sessizlik yok. Çünkü insan beyni sessizliği sevmiyor. Özellikle İzmir sıcağında hiç sevmiyor.

Son bir sahne: Hepimizin karışımı

Geçen gün sahilde oturuyorum. Rüzgâr var, insanlar yürüyüşte, herkes bir şeylerin içinde.

Bir an düşündüm:

Belki de 4 insan tipi nedir? sorusu yanlış bir soru. Belki de doğru soru şu: “Bugün hangisiyiz?”

Çünkü insan sabit değil. Sabah bir plan makinesi, öğlen bir “olur ya” ustası, akşam bir endişe üreticisi, gece ise düşünce laboratuvarı olabiliyor.

Ve belki de en komiği şu: Hepsi aynı bedende yaşayıp sırayla sahne alıyor.

İç sesim son kez giriyor:

“Tamam, biraz fazla düşündün.”

Ben: “Haklısın ama bu da benim hobim.”

Ve hayat devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino girişTürkçe Forum