Giriş
Herkesin hikâyesi farklıdır – sağlık durumu, kültürü, yaşam tarzı… Bugün birlikte, sık kullanıma giren ama hâlâ “kim kullanıyor, kim ne zaman kullanmalı?” soruları çevresinde konuşulan Kortikosteroidler (genellikle “kortizonlu ilaçlar” olarak adlandırılıyor) üzerine bir mercek tutalım. Hem küresel çapta hem de Türkiye’ye özgü yerel dinamikleri gözeterek; kullanım alanlarını, kullanıcı gruplarını ve kültürel algıları konuşalım. Siz de kendi deneyimlerinizi ve gözlemlerinizi paylaşarak bu tartışmaya katkıda bulunabilirsiniz.
—
Küresel perspektif: dünya çapında kullanıcı profili
Kortikosteroidler, iltihap, alerji, bağışıklık sisteminin aşırı aktivitesi gibi birçok durumda başvurulan bir ilaç sınıfıdır. ([Vikipedi][1]) Bu ilaçları kullananların başında şunlar gelir:
Kronik solunum yolu hastalıkları olan kişiler: Örneğin, Astım ya da KOAH gibi durumlarda solunum yollarındaki inflamasyonu kontrol altına almak için kullanılır. ([IPCRG][2])
Otoimmün hastalık veya romatolojik hastalıklar: Bağışıklık sistemi kendi dokularına saldırdığında veya kronik inflamasyon varsa, kortikosteroidler bağışıklık düzenleyici olarak devreye girer.
Dermatolojik, alerjik veya akut inflamatuvar olaylar: Ciddi alerji reaksiyonları, deri iltihapları ya da ani inflamasyon patlamalarında da kullanımı vardır.
Onkolojik veya ağır hastalık destek tedavisi: Örneğin kanser tedavisinde yan etkileri kontrol etmek için veya inflamasyonun yoğun olduğu aşamalarda. ([Grand View Research][3])
Küresel anlamda ayrıca şöyle bir gözlem var: Kortikosteroidlerin pazar büyüklüğü sürekli artıyor; yani bu ilaçların kullanım alanı ve dolayısıyla kullanıcı kitlesi genişliyor. ([Mordor Intelligence][4]) Ayrıca, 41 ülkede yapılan bir inceleme sistemik kortikosteroidlerin reçeteli ve reçetesiz kullanım algısını, birincil bakım hekimleri ile eczacılar arasında değerlendirdi. ([IPCRG][5]) Bu da demek ki; bazı toplumlarda kullanım denkliği, denetimi ya da algısı farklılaşıyor.
—
Yerel perspektif: Türkiye özelinde durumu nasıl?
Türkiye’de de kortikosteroid kullanımı yaygın olmakla birlikte, hem kullanım alışkanlıkları hem de kültürel algılar farklı bir renkle karşımıza çıkıyor. Örneğin:
Çocukluk çağında astım tanısı almış ailelerin bir kısmında, inhalasyon yoluyla kullanılan kortikosteroidlere karşı “ilaç korkusu” (corticophobia) gözlemlenmiş. Araştırmaya göre, yüzde 50’nin üzerinde bakım veren kişi bu ilaçların uzun vadeli etkilerinden endişe duyuyor. ([turkjpediatr.org][6])
Türkiye’de astım prevalansı da anlamlı: Örneğin, 15 yaş ve üzeri bireylerde yapılan bir çalışmada öz‑rapor edilen astım prevalansı %9.8 olarak bulunmuş. ([BioMed Central][7])
Romatoloji alanında da kortikosteroidler hâlâ sık başvurulan bir tedavi seçeneği olarak değerlendiriliyor. ([raeddergisi.org][8])
Bu yerel bulgular bize şunu söylüyor: ilaç kullanımı sadece “tıbbi gereklilik” ekseninde değil, aynı zamanda toplumsal algılar, bilgi düzeyi, ekonomik erişim ve kültürel yaklaşımlar çerçevesinde şekilleniyor.
—
Kültürel ve toplumsal dinamikler: neden herkes aynı şekilde düşünmüyor?
Bilgi düzeyi ve eğitim: Kullanıcılar ya da bakım verenler ilacın amacı, yan etkileri, uzun‑vs‑kısa süreli kullanımı konusunda farklı bilgiye sahip olabiliyor. Örneğin Türkiye’de bakım verenlerin önemli bir kısmının kortikosteroidlerle ilgili endişe taşıması bunu gösteriyor.
Tedaviye erişim ve sağlık sistemi: Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında sağlık hizmetine erişim biçimi farklı. Bu da hangi hasta gruplarının kortikosteroidlere ulaşabildiğini etkiliyor.
Kültürel algılar ve ilaç‑korkusu: Bazı toplumlarda “kortizon” kelimesi olumsuz çağrışımlar barındırıyor: kilo alma, kemik zayıflaması, bağımlılık gibi. Bu korkular tedavinin gerekliliğini gölgeleyecek nitelikte olabilir.
Hastalık profili farklılıkları: Örneğin şehirleşme, çevre kirliliği, beslenme gibi faktörler astım, alerji gibi hastalıkların prevalansını etkiliyor. Bu da kortikosteroid kullanımını dolaylı olarak artırabilir.
Tedavi yaklaşımı farklılıkları: Bazı ülkelerde kortikosteroid tedavisi daha sık girerken bazı yerlerde biyolojik tedaviler, farklı stratejiler öne çıkabiliyor.
—
Soru ve düşünmeye çağrı
Siz ya da yakın çevreniz kortikosteroid kullanımını nasıl algılıyor? “Zorunlu” bir seçim olarak mı, yoksa tedaviden kaçınılan bir seçenek olarak mı görüyorsunuz?
Farklı kültürlerde (örneğin Türkiye ile başka bir ülke arasında) ilaç kullanımı ve sağlık algısı açısından ne gibi farklılıklar gözlemlediniz?
Sağlık profesyonellerinden aldığınız bilgi ve kendinizin edindiğiniz algı arasında bir uyumsuzluk hissettiniz mi? Bu algı, tedaviye devam etme kararını veya ilaçla ilgili tutumu nasıl etkiledi?
—
Kortikosteroidleri kim kullanır sorusunun yanıtı aslında çok katmanlı: tıbbi endikasyonlardan başlayıp toplumsal, kültürel, ekonomik ve bireysel algı katmanlarına kadar uzanıyor. Kendi deneyimlerinizi ve gözlemlerinizi paylaşarak bu konuyu birlikte genişletebiliriz.
[1]: https://en.wikipedia.org/wiki/Prednisolone?utm_source=chatgpt.com “Prednisolone”
[2]: https://www.ipcrg.org/2025059?utm_source=chatgpt.com “Global perceptions and practices of systemic corticosteroid use in …”
[3]: https://www.grandviewresearch.com/industry-analysis/corticosteroids-market-report?utm_source=chatgpt.com “Corticosteroids Market Size, Share & Growth Report, 2030”
[4]: https://www.mordorintelligence.com/industry-reports/corticosteroids?utm_source=chatgpt.com “Corticosteroids Market – Size, Trends & Share – 2025 – 2030”
[5]: https://www.ipcrg.org/2025043?utm_source=chatgpt.com “The prevalence and impact of over-the-counter (OTC) systemic …”
[6]: https://turkjpediatr.org/article/view/830?utm_source=chatgpt.com “Corticosteroid phobia among parents of asthmatic children | The Turkish …”
[7]: https://bmcpulmmed.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12890-024-03159-7?utm_source=chatgpt.com “Understanding the determinants of self-reported asthma in Turkey …”
[8]: https://raeddergisi.org/articles/doi/raed.galenos.2020.91885?utm_source=chatgpt.com “Steroid usage in clinical practice – Journal of Turkish Society for …”