Uzay Bilimcisi Ne İş Yapar? Herkesin bir dönem kafasında, “Uzay bilimcisi olmak ister miydin?” sorusu dönüp durur. Hatta belki de bu hayal, çocukluk yıllarımızda gözlerimizin parlamasına sebep olmuştur. Düşünsene, karanlık gökyüzüne bakarken uzayın derinliklerine yolculuk yapmayı hayal ettiğimiz o zamanları… Ama gerçekten bir uzay bilimcisi ne iş yapar? Benim gibi bir ekonomi mezunu için, bu soru biraz soyut bir anlam taşıyor olabilir ama biraz araştırınca, uzay bilimcilerinin dünya üzerindeki hayatımıza etkilerini görmemek mümkün değil. Hadi gel, bu mesleği bir de gerçek bir insanın gözünden, hem de veri ve istatistiklerle harmanlayarak keşfedelim. Uzay Bilimcisi Olmak: Bir Hedefe Doğru İlk Adımlar Benim…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Siirt Nereleri Gezilir? Farklı Bir Bakış Açısıyla Keşfe Çıkalım Siirt, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde yer alan ve tarihiyle, doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine birçok keşif imkanı sunan bir şehir. Her ne kadar çoğu kişi Siirt’i sadece bir geçiş noktası olarak görse de, bu şehirde keşfedilecek çok fazla şey var. Ancak bir yeri gezmenin iki farklı yolu vardır: bir mühendis gözlüğüyle, bir de insani duygularla. Hadi şimdi her iki perspektifi de bir araya getirelim. İçimdeki Mühendis: Siirt’in Doğal Güzelliklerine Bilimsel Bir Bakış İçimdeki mühendis, Siirt’teki doğal güzellikleri bir gözlem aracı olarak görür. Siirt, dağları, vadileri ve nehirleriyle adeta bir coğrafi laboratuvar gibi. Burada gezilmesi…
Yorum BırakÖvünç: Edebiyatın Derinliklerinde Bir İsim Giriş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, yalnızca sözcüklerin bir araya gelmesiyle inşa edilen bir dünya değildir. Her kelime, bir evrenin kapılarını aralayabilir; her cümle, bir ruhu dönüştürebilir. Kelimelerin gücü, zamanla biçimlenen anlamlardan değil, aynı zamanda onların taşıdığı derin sembolizmden, çağrışımlardan ve karakterlerin evriminden kaynaklanır. Bir isim, bir öykünün kahramanı ya da bir romanın ana teması gibi, bazen sadece bir araç değil, anlam yüklü bir varlık olur. Peki, “Övünç” bir erkek ismi olarak yalnızca bir etiket mi, yoksa arkasında bir hikâye, bir sembol, bir karakterin içsel yolculuğunu anlatan bir anlatı mı taşır? Övünç ismi,…
Yorum BırakFarsçada “Nur” Ne Demek? Geleceğe Dönük Bir Bakış Farsça’da “Nur”un Anlamı ve Hayatımıza Yansımaları Farsçada “nur” kelimesi, kelime anlamı olarak ışık, aydınlık ya da parlaklık gibi anlamlar taşır. Hem manevi hem de fiziksel bir anlam yükü barındıran bu kelime, sadece bir ışık kaynağını değil, aynı zamanda bir şeyin ruhsal ya da bilgelik açısından parlayan yönünü de ifade eder. Bu anlamı zaman içinde biraz daha derinleşerek, insanın içsel aydınlığını, doğruyu bulmasını ve yaşadığı çevreye ışık saçmasını simgeliyor. Ancak, bu basit anlam, geleceğe dair öngörülerin ışığında çok daha geniş bir çerçeveye oturuyor. 5-10 Yıl Sonra “Nur”un Anlamı ve Günlük Hayatta Kullanımı Günümüzde,…
Yorum BırakAskerde Akıllı Saat Serbest Mi? İstanbul’da yaşayan, gündüzleri ofiste çalışan, akşamları da blog yazan biri olarak, askerlik konusu kafamda hep yer etmiş bir mevzu olmuştur. Gerçi şanslıyım, hâlâ ertelemeye devam ediyorum ama bir gün gelip de askere gitmeye karar verdiğimde, akıllı saatlerin yasak olup olmadığı sorusu aklımı kurcalamaya başladı. Akıllı telefonlar zaten yasak ama ya akıllı saatler? Kendi kendime sormadan edemedim: Askerde akıllı saat serbest mi? Bir süre bu soruya cevap aradım ve hem kişisel deneyimlerimden hem de etraftan duyduklarımdan edindiğim bilgileri bir araya getirerek, konuyu derinlemesine inceledim. Akıllı Saatlerin Askerlikte Durumu: Geçmişten Günümüze Askerlikte teknolojinin yeri oldukça ilginç. Önceden,…
Yorum BırakSesin Yansıması ve Sesin Soğurulması: Edebiyatın Gizemli Yankıları Ses, yalnızca fiziksel bir dalga değil, kelimelerin gücüyle şekillenen ve toplumsal, kültürel bağlamlarda yankılanan bir olgudur. Edebiyat ise tam da bu yankıların izini süren bir disiplindir; sesin ve sessizliğin, anlamın ve duygunun yansımasını bir araya getirir. Anlatıların, bir kelimeyi duyan kulakta değil, bir anlamı algılayan zihinde yankı yapması, edebiyatın en derin etkisidir. Tıpkı bir odada yankı yapan sesin, çevresindeki duvarlar tarafından yansıması ve soğurulması gibi, her edebi metin de içindeki anlamları farklı bir biçimde yansıtır ve okurda çeşitli duygusal yankılar oluşturur. Peki, sesin yansıması ve soğurulması edebiyatın içinde nasıl şekillenir? Bu soruyu,…
Yorum BırakBilgisayarda Virüs Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır? Technopat Perspektifinden Derinlemesine Bir İnceleme Bir sabah bilgisayarınızı açtınız. Normalde hızlıca açılan ekran, bugün size biraz daha uzun sürdü. Dosyalarınızın açılmasında garip bir yavaşlık var. Bilgisayarınız size alışılmadık şekilde tepki veriyor ve ne olduğunu tam olarak kestiremiyorsunuz. Belki de bir virüs bulaşmıştır. Peki, bilgisayarınızda virüs olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Bu soru, teknolojiyle iç içe olan herkesin, ister bir öğrencisi, ister bir memur, isterse emeklisi olsun, en az bir kez karşılaştığı bir sorudur. Ancak, virüsler sadece kötü yazılımlar değil; aynı zamanda bilgisayarlarımızın içine sızmış, gizli bir tehdit gibi hayatımızın her anına nüfuz edebilen sinsi varlıklardır.…
Yorum Bırakİşsizlik Maaşı: Tarihsel Bir Perspektif Geçmiş, sadece eski bir zaman dilimi değil, bugünümüzü anlamanın ve geleceğimizi şekillendirmenin en güçlü aracıdır. İşsizlik maaşları gibi güncel bir konu, tarihsel bir bağlamda ele alındığında, yalnızca ekonomik bir yardım mekanizması olmanın ötesine geçer; toplumsal değerlerin, devlet politikalarının ve iş gücü piyasasının evrimine dair derin izler taşır. İşsizlik maaşının tarihi, özellikle 20. yüzyıldan itibaren, sadece ekonomik bir iyileştirme değil, aynı zamanda sosyal adalet arayışının, devletin ekonomik sorumluluklarının ve işçi haklarının kesiştiği bir süreçtir. İşsizlik Maaşı: İlk Adımlar İşsizlik sigortası, ilk olarak 19. yüzyılın sonlarına doğru sanayileşmiş ülkelerde gündeme gelmeye başlamıştır. Endüstrileşme ile birlikte büyük şehirlerde…
Yorum BırakÇimler Kaç Dakika Sulanmalı? Felsefi Bir Bakış Hayatın en sıradan anlarında bile, karşımıza derin felsefi sorular çıkabilir. Çimler kaç dakika sulanmalı? Bu soru, kulağa sadece pratik bir bahçe sorusu gibi gelebilir; fakat üzerine düşündükçe, karşımıza etik, bilgi kuramı (epistemoloji) ve varlık (ontoloji) gibi derin felsefi sorular çıkabilir. Bu yazıda, bu basit ama derin soru üzerinden, insanın dünyayı nasıl anladığını ve bu anlayışların gündelik yaşantımıza nasıl yansıdığını keşfetmeye çalışacağım. Bir bahçıvan, çimlerin sulama süresi hakkında karar verirken neye göre hareket eder? Doğanın ihtiyaçlarına mı, yoksa sadece kendi denemelerine ve gözlemlerine mi güveniyor? Bu soruyu gündelik bir karar verme süreci olarak görmek,…
Yorum BırakTezde Giriş Kısmı Kaç Sayfa Olmalı? Bu Soru Beni Mahvetti! Herkese merhaba! Bugün biraz mizah, biraz kafa karışıklığı, biraz da içsel sorgulamalarla dolu bir yazı ile karşınızdayım. Konumuz: “Tezde giriş kısmı kaç sayfa olmalı?” Yani, tam şu an, yapmam gereken işten kaçmak için bileceğim sorulardan biri! Düşünsenize, tez yazmaya başladınız, ilk sayfanın ardından kafanızda bir düşünce beliriyor: “Ya şimdi bu giriş kısmı nasıl olmalı? Hani, ne kadar uzun olmalı, nasıl olmalı?” Tamam, hadi kabul edelim, hepimiz oradaydık. O ilk sayfa, sizin için sonsuz bir boşluk gibi gelir. Giriş kısmının sayfa sayısını düşündükçe, derinlere dalıyor ve kayboluyorsunuz. Neyse, hadi bunun üzerine…
Yorum Bırak